SIFIR ATIK YOLCULUĞU

Ülkemizde ve dünyada nüfusun artması ve kentleşmenin hızla büyümesinden dolayı, tüketimin artışına paralel olarak atık miktarları da her geçen gün hızlanarak artmaktadır. TÜİK verilerine göre 2023 yılında 86,9 milyon, 2040 yılında 100 milyonu geçmesi beklenen Türkiye nüfusu için 2016’da belirlenen günlük kişi başı atık miktarı olan 1,17 kg dikkate alındığında konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca, bu durum doğal kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırarak dünyanın dengesini bozmakta, sınırlı kaynaklarımız artan ihtiyaçlara yetişememektedir. Bundan dolayıdır ki doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemi daha da ortaya çıkmaktadır.


Bu kapsamda TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2017 yılında “Sıfır Atık” projesi başlatmıştır. Sıfır Atık; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağından ayrı toplanmasını ve geri kazanımının sağlanmasını içeren ve “Atık Yönetim Felsefesi” olarak adlandırılan bir hedeftir. Ülkemizde oluşan evsel atıkların %52’sini organik atıklar, %6’sını plastik atıklar -ki bunların çok büyük bir bölümünü plastik poşetler oluşturmakta-, %10’unu kâğıt-karton atıkları, %4’ünü cam, %2’sini metal atıklar oluşturmakta, kalan kısmı ise diğer atıkları kapsamaktadır.


Bu oranlara baktığımızda atıklarımızın çok büyük bir kısmının değerlendirilebilir yani geri kazanılarak hammadde olabilecek, yeni ürünlere dönüştürülebilecek olduklarını görüyoruz. Bunun yanında kaynağından ayrılmadığı ve çöpe atıldığı için plastik, kâğıt-karton, cam, metal gibi değerlendirilebilir birçok atık depolama sahalarına gitmekte ve yaklaşık olarak her yıl 1 milyar TL’lik kaynak yok olmaktadır. Oluşan bu atıkların herhangi bir işleme tâbi tutulmadan doğrudan depolama sahalarında bertaraf edilmesi düşünüldüğünde, kaba bir hesapla her yıl yüzlerce futbol sahası büyüklüğünde depolama alanına ihtiyaç duyulmaktadır. Aynı şekilde bu atıkların toplanması, taşınması ve/veya depolanması gibi yönetimsel faaliyetler de ilave maliyetler doğuracaktır.

İdeal atık yönetim hiyerarşisine göre, atıkların oluştuğu yerde önlenmesi ve azaltılması, oluşumunun önlenemediği durumda yeniden kullanımı atık yönetimi hiyerarşisinin öncelikli basamaklarıdır. Yeniden kullanım imkânı olamayan atıkların ise ekonomiye kazandırılması amacıyla geri dönüşümü, maddesel geri kazanımı veya enerji olarak geri kazanımı şeklinde bir yol izlenerek değerlendirilmesi gerekmektedir.


TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12.07.2019 tarih ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de Sıfır Atık Yönetmeliği yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında, ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 Listesinde yer alan sanayi tesislerinin, 31 Aralık 2020 tarihine kadar temel seviye “Sıfır Atık Belgesi” alması gerekmekteydi. Bu kapsamda GAMA Enerji santrallerinden Kırıkkale ilinde bulunan İç Anadolu Doğal Gaz Kombine çevrim santralimiz, 2020 yılı boyunca gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sonucunda 20.11.2020 tarihinde temel seviye Sıfır Atık Belgesini almaya hak kazanmıştır. ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 Listesinde yer alan sanayi tesisleri kapsamında bulunan santrallerimiz için de çalışmalar bu yıl içinde tamamlanmış ve belge başvuruları yapılmıştır.


https://www.sdplatform.com/Yazilar/Kose-Yazilari/544/Sifir-atik-yonetimi.aspx
https://sifiratik.gov.tr/


Yeşim Aştı
GAMA Enerji A.Ş. Kalite ve Sertifikasyon Müdürü